0 votes
1- Sedat Edip Bucak ve Mehmet Kemal Ağar’ın Milletvekili olmaları sebebiyle hazırlık evrakları tefrik edilmiş ve İstanbul DGM. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığında sanık olarak ifadesi alınan Ziya Bandırmalıoğlu, Online Page müsnet suçlardan tutuklanması üzerine henüz cezaevine gönderilmeden, sevk işlemleri yapıldığı sırada 27.01.1997 tarihinde İstanbul DGM. If you enjoyed this site information and you would such as to get additional information relating to https://Www.notion.so/ kindly go to our web-page. 2- Müsnet suçlardan sanıklar (Gıyabi Tutuklu) Sami Hoştan, Ali Fevzi Bir, Yaşar Öz ve Haluk Kırcı haklarındaki evrak tefrik edilmiş olup, adı geçen sanıklar aranmaktadır. Bu durum, adı geçen kişilerin, yanlarında koruma olarak bulundurdukları kişilerle birlikte, yasalara aykırı silahlı bir eylem hazırlığında bulundukları kanaatini oluşturmuştur. Adı geçen şahıs adına düzenlenmiş olan sürücü belgesi işlemlerinde usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır. İdari soruşturmaların sonuçlandığı, ek bir soruşturma yapılmasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir. İdari soruşturmaların sonuçlandığı ek bir soruşturma yapılmasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir. Hüseyin Kocadağ’ın ölmesi nedeniyle adli ve idari yönden hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek kalmamıştır. Konuların yukarıda belirtilen idari soruşturmalar sonucu düzenlenecek fezleke konuları dışında tamamı C.Başsavcılıklarınca soruşturma konusu edilmiş bulunmaktadır. Adli soruşturmalar devam etmekte olup trafik kazası ile ilgili dava Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde derdesttir. Adli soruşturmalar devam etmekte olup, trafik kazası ile ilgili dava Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde derdesttir. " 03.11.1996 tarihinde Susurluk İlçesi civarında meydana gelen trafik kazasında, aynı otomobil içerisinde Abdullah Çatlı, Sedat Edip Bucak ve Hüseyin Kocadağ’ın birlikte bulunmaları, o tarihten itibaren, Türkiye gündeminde baş sırayı alarak bugüne kadar süregelen tartışmaların en önemli konusunu teşkil etmiştir

Profilim tam söz konusu üretici olan güçlerin bir arada dansı gibidir. Tam 90 işadamı, biz üç ay içerisinde buraya gözaltına aldık dedi. Avukatı vasıtasıyla alıyor ve bir hafta içerisinde Ford Mondeo marka sıfır kilometrede alıyor, şeye koyuyor. Ben bunu diyecektim. Yani, orada çocuktan 7 milyar para alıyor o kendi avukatı vasıtasıyla. SORU - Yani, olay sonunda öldüler mi? SORU - Otopsi raporunda her şeye rağmen o izler olur. SORU - Mehmet Bey, şimdi, elleri bağlı dediniz, otopsi raporu yok mu ellerinin bağlı olduğuna dair? CEVAP - Vallahi, otopsi raporunda böyle bir şey yok; çünkü,orada şey yok, otopsi raporunda yoktu öyle bir şey. CEVAP - Söylesem de söylemez; gerekmez. CEVAP - Yani, suçuna göre. Aldık gittik, bakın bu adamı alın buradan, yoksa, bu daha çok büyük facialara neden yaratıyor ve resmen, adam, PKK'yla işbirliği, yani, Semdin Sakık'tan yardım istiyor, bilgi istiyor. SORU - 900 aileyi neden dolayı? O yıl içerisinde, aşağı yukarı 900 aileyi Hizbullahtan dolayı mağdur ettiler ve 80-90 kişiyi gözaltına aldılar, o 80-90 kişiden, 8 kişi ancak tutuklanabildi

Tarık Ümit’in kaybolması olayı ile ilgili bölümde izah edildiği üzere; Tarık Ümit’in kaybolduğu gün, en son görüştüğü kişiler İbrahim Şahin’in uzun süredir yanında bulunan ve görev ilişkilerinin dışında daha ileri özel ilişkiler içerisinde oldukları anlaşılan polis memurları Ayhan Akça ve Ziya Bandırmalıoğlu’dur. Tarık Ümit’in kaybolması olayında bu kişilerle ilişkiyi tesbit eden MİT Konturterör Merkez Yöneticisi Mehmet Eymür, Tarık Ümit’in Abdullah Çatlı ve adamları tarafından kaçırıldığını ve sorgulandığını ifade ederek durumu Özel Harekat Daire Başkan Vekili İbrahim Şahin’e intikal ettirmiştir. Şirketi isimli firmaya ihale edildiği, adı geçen firma tarafından yapılan uzun süreli çalışmalar sonucunda, tank tabanlarında oluşan yaklaşık 20.000 ton petrol çamuru (Sludge) tanklardan temizlenerek açık toprak havuzlara ve sisteme ait olan ve boş durumda bulunan ballast tankına taşındığı, tank tabanlarından çıkarılan ve Sludge (Petrol çamuru) olarak isimlendirilen bu tortulaşmış maddenin ekonomik açıdan pek fazla bir değer ifade etmediği, anılan malzemenin petrol sektöründe çoğu zaman bedelsiz olarak ya da çok düşük fiyatlarla elden çıkarılan bir konuma sahip olduğu, bu konuda sektörün diğer kuruluşları olan TÜPRAŞ ve ATAŞ Rafinerilerinin de benzer uygulamaları yaptığı, bu noktadan hareketle kurumda petrol çamuru temizliği yapan GÜNEY MAKİNA firması adı geçen bu atık maddeyi ton başına 150-200 TL gibi düşük bir bedelle satın alarak tesislerinden tahliye etmek istediği, BOTAŞ Genel Müdürlüğü olarak, hem açık toprak havuzlarda depolanan petrol artığı malzemenin yangın ve benzeri tehlikelerini bertaraf etmek, hem de Irak-Türkiye Boru Hattı’nın açılması durumunda ihtiyaç olunacak ballast tankının boşaltılmasını sağlamak gayesiyle yukarıda tarif edilen bu atık maddeden kurtulma yollarının arandığı, bu maksatla Gümrükler Genel Müdürlüğü, Çevre Bakanlığı ve ilgili diğer kuruluşlar ile temasa geçildiği, başlangıçta anılan malzemenin Gümrük Müsteşarlığı Tasfiye İşleri Genel Müdürlüğünce tasfiye edilmesinin gündeme geldiği, daha sonra gerekli çevresel tedbirler alınmak ve lüzumlu gümrük işlemlerini tamamlatmak şartıyla sözkonusu atık maddenin BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından elden çıkarılmasının uygun bulunduğu, bu gelişmeler üzerinde Kuruluşun adı geçen maddeyi satın alabilecek firmaları bulma arayışına girdiği, bu kapsamda ABAK isimli ikinci bir firmanın daha adı geçen atık maddeyi ton başına 200 ile 500 TL arasında bir fiyatla satınalmaya talip olduğu, aynı dönemde BAYSA A.Ş
by (140 points)

Your answer

Privacy: Your email address will only be used for sending these notifications.
×

🔥 Recommended Website

🚀 Visit Website
...